AİLE ANAYASASI MI YOKSA HİSSEDARLAR ANLAŞMASI MI?

Kurumsallaşma yolunda ilerleyen birçok aile şirketi, şirketin yönetimini kolaylaştırmak ve varlığını uzun süreli kılmak adına, şirket hissedarları arasındaki ilişkileri düzenlemek amacıyla birtakım kurallar oluşturmaktadır. Çoğu zaman da bu kurallar, aile anayasası altında toplanmakta ve sadece hissedarlar tarafından değil, tüm aile bireyleri tarafından imza altına alınmaktadır. Ancak bu aile anayasaları genellikle sadece şirket yönetimine dair etik kuralları belirlemekte ve hukuken bir yaptırım içermemektedir.

Bu noktada; aile anayasasının aksine, şirketin tüm hissedarlarını ve belirli koşullarda mirasçılarını hukuken bağlayan ve ihlali halinde hukuki yaptırımların uygulanabilmesine imkân sağlayan hissedarlar anlaşması bir alternatif olarak karşımıza çıkmaktadır. Acaba; aile şirketlerinin işleyişinin aksamaması, karar alma süreçlerinde tıkanmalar yaşanmaması ve en önemlisi, duygusal kararlarla yapılacak hisse devrileri ile şirketin geleceğinin tehlikeye atılmasının engellenebilmesi için yapılması gereken; etik kurallar bütünü olan aile anayasası imzalamak mıdır, yoksa net ve yaptırma tabi kurallar belirleyen hissedarlar anlaşması imzalamak mıdır?

Aile Anayasası ile Hissedarlar Anlaşması Arasında Ne Fark Vardır?

Türk Hukukunda Aile Anayasası adı altında düzenlenmiş herhangi bir sözleşme türü bulunmamaktadır. Hukuki niteliği itibariyle Aile Anayasası, sözleşme serbestisi ilkesi kapsamında hazırlanmış atipik bir sözleşmedir.

Aile Anayasalarına kural olarak şirketler taraflar kılınmadığından, bu tip sözleşmeler şirketler açısından bağlayıcılık taşımaz. Her ne kadar Aile Anayasası, imzalayan aile bireyleri açısından bağlayıcı olsa da bu dokümanda ağırlıklı olarak şirket yönetimine dair etik kurallar yazıldığı ve kesin ve net görevler ve yaptırımlar belirlenmediği için, icra kabiliyeti yüksek olan dokümanlar değildir. Bu nedenle; bir Aile Anayasası düzenlenmesi çoğunlukla aile şirketlerinin yaşadığı operasyonel ve yönetsel sorunların çözümünde etkili ve yeterli olmamaktadır.

Hissedarlar Anlaşması ise çoğunlukla şirketin de taraf kılındığı, bu şekilde bu sözleşmede yer alan hükümlerin şirketin tüzel kişiliği açısından da bağlayıcı hale getirildiği, hissedarların hak ve yetkilerinin ve hisse devirlerinin kurallarının net bir biçimde belirlendiği, şirket yönetimine kimlerin ne şekilde seçileceğinin ve bu seçilmiş kişilerin ne suretle karar alabileceğinin detaylı şekilde düzenlendiği ve en önemlisi, bu kurallara uymayan hissedarların hangi hukuki yaptırımlara maruz kalacağının belirlendiği sözleşmelerdir. İçeriği itibariyle daha bağlayıcı ve net hükümler içeren ve bu nedenle icra kabiliyeti yüksek olan hissedarlar anlaşması, aile şirketleri de dahil olmak üzere, çok ortaklı şirketlerin yaşadığı temel sorunların çözümü açısından çok daha etkili olabilmektedir.

Hissedarlar Anlaşmasının Varlığı Şirketler Açısından Neden Önemlidir?

Günümüzde şirketlerin birçoğu çoklu ortaklık yapısına sahiptir. Bu durum da bazı hallerde şirket yönetimini ve karar mekanizmalarının düzgün işlemesini engellemektedir. Hissedarlar arasındaki fikir ayrılıkları sadece şirketin işlerini değil, yönetim kadrolarına yapılacak atamaları, günlük iş rutinlerini ve hatta personel istihdamını dahi zorlaştırmaktadır. Ayrıca; duygusal yaklaşımlarla verilen hisse devri kararları neticesinde şirket ortakları hiç tanımadıkları, bilmedikleri yeni hissedarlarla karşı karşıya kalabilmekte ve hatta şirket hisselerinin rakip şirketlerden birine satılması bile söz konusu olabilmektedir. Bu durum da elbette ki şirketlerin devamlılığını riske sokmaktadır. Özellikle birçok aile şirketi kurumsal yaklaşım yerine duygusal yaklaşımların benimsenmesi ve aile içi çıkar çatışmalarının yaşanması nedeniyle maalesef diğer kuşaklara devredilemeden ticaret hayatına son vermektedir.

İşte tüm bu risklerin en aza indirilmesi adına; şirket işleyişine ve hisse devrilerine dair net kurallar ve sınırlamalar belirlenmesi ve bunlara uyulmamasının da birtakım yaptırımlara bağlanması çok ortaklı şirketlerin devamlılığının sağlanması açısından büyük önem arz etmektedir.

Hissedarlar Anlaşması ve Aile Anayasasının İçeriği Nasıl Belirlenir?

Hem Aile Anayasasının hem de Hissedarlar Anlaşmasının içeriği, sözleşme serbestisi kapsamında taraflarca serbestçe belirlenebilir. Bu doğrultuda; öncelikle şirketin tanınması, pay sahiplerinin istek ve ihtiyaçlarının doğru tespit edilmesi ve bu talep ve ihtiyaçlar doğrultusunda hangi belgenin hazırlanmasının uygun olacağının doğru şekilde analiz edilmesi gereklidir.

Her ne kadar her iki hukuki metnin içeriği serbestçe belirlenebilecek olsa da hisse devirlerine, şirket yönetiminin seçimine ve benzeri konulara ilişkin düzenlemeler yapılırken Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin de dikkate alınması gerekmektedir.  Ayrıca; yapılan düzenlemelerin mirasçılar açısından da bağlayıcı olmasının sağlanması için gerekli düzenlemelerin yapılması ve bu şekilde, kanuni hisse devirleri neticesinde pay sahibi olacak kişilerin de daha önceden belirlenmiş olan bu kurallarla bağlı olmasının sağlanması mümkün olabilecektir.

Son olarak; taraflar arasında mutabık kalınan hususlara ilişkin olarak şirket ana sözleşmesi tadil edilerek, imza altına alınan belirli kural ve sınırlamaların üçüncü kişiler açısından da bağlayıcı olması sağlanabilecektir.

 

ERKUT HUKUK BÜROSU

Makalenin İngilizce versiyonu için tıklayınız.